mide kalp sendromu

Remhelda sendromu

Yemek borusu ve mide de ki reseptörlerin mekanik yada kimyasal uyarılmasına bağlı olarak kalpdamar sisteminde refleks olarak gelişen bir dizi bozuklukla karşımıza çıkar. Nöbetlerin nedeni vagus sinirinin uyarılması, midenin aşırı dolması, yada batın içi basıncın artması ve reflüdür. Çoğu hasta kalp krizini taklit eden şikayetlerle hekime gider. Tanı kalp hastalıklarının dışlanması ve gastrointestinal sistem patolojilerinin saptanması esasına dayanır.

Nöbet esnasında, kan basıncında yükselme, baş dönmesi, solukluk, soğuk soğuk terleme,kalp bölgesinde baskı tarzında ağrı (kısa süreli yada saatlerce süren), ölüm korkusu, kalp hızında azalma yada artma, anormal kalp vuruları görülebilir. Tüm bu şikayetlerle tipik bir anjina ve kalp krizini taklit eder. Üstelik bu şikayetlerin bir kısmı gerçekten azalan kalp kan akımı ile ilişkili de olabilir. Mide-kalp sendromunun karakteristik bir özelliği, hastanın kendi kendini kusturması veya zorlu geğirme ile mideyi boşalttıktan sonra semptomların kesilmesidir.

Bu hastaları öncelikle mutlaka bir kardiyolog görmeli, gerekli kalp tetkikleri yapılmalı ve kardiyak bir patoloji saptanmadığı durumda hasta dahiliye yada gastroenterolojiye refere edilerek takipleri sağlanmalıdır. Bu sendrom şişmanlık, mide fıtığı, mide ve yemek borusu tümörlerine bağlı olarak gelişebilir.

Mide Kalp Sendromu Tanısı Nasıl Koyulur?

Remhelda sendromu düşünülen hastaya öncelikle özefagus-mide-duedonum grafisi çekilmeli ,batın ultrasonu yapılmalı, helikobakter pylori için dışkıda antijen bakılmalıdır. Bu hastalar artmış yemek borusu ve mide reseptör duyarlılığı nedeni ile gastrokopi yapılırken kalpte durma ve ölüm riski taşır. Bu nedenle tedavi öncesi gastroskopi yapılması kontrendikedir.

Kalp hastalıklarında ki şikayetlerle karışabileceği için hasta kardiyoloji uzmanınca değerlendirilmeli efor ekg, eko gerekli durumlarda sintigrafi yada anjiografi ile değerlendirilmelidir.

Bu hastalığın prognozu iyidir. Hastalık, organik neden ortadan kaldırıldığı taktirde tam bir iyileşme gösterir. Bunun için; kilo verme, diyet ve beslenme alışkanlıklarında değişiklik, fiziksel aktivitenin arttırılması, uygun ilaç tedavileri ve psikolojik destek gerekir. Nadiren dirençli vakalarda bu önlemlere rağmen sık nöbetlerin yaşanması yada başka komplikasyonlar nedeni ile ameliyat gündeme gelebilir. Ameliyat esnasında yemek borusunun diyafragma bağını güçlendirerek yemek borusunun fiksasyonu sağlanır.

Bir Cevap Yazın